Balkon



çeviren-yöneten / Başar Sabuncu
sahne tasarımı / Duygu Sağıroğlu
giysi tasarımı / Sevim Çavdar
müzik / Selim Atakan

oynayanlar
Başpiskopos / Ahmet Levendoğlu
Kadın-Carmen / Derya Alabora
İrma-Kraliçe / Zuhal Olcay
Hırsız -Chantal-Köle / Şebnem Sönmez
Yargıç / Güven Kıraç
Cellat-Arthur-Asi / Alptekin Serdengeçti
General / Bülent Yarar
Generalin Kısrağı-Ev Kadını / Sema Keçik
Polis Şefi / Haluk Bilginer
Roger / Celal Perk
Eşçi-Müşteri / Salih Sarıkaya

yönetmen yardımcısı / Sema Keçik

yapım yardımcıları
Turgut Laleli
Cem Bağlar
Bekir Köşker
Aslı Toksat
Erdal Çiftçi
Zafer Günel
Yılmaz Eşsiz

makyaj danışmanı / Derya Ergün

müdür / Kemal Aydoğan
genel koordinatör / Ayşe Silivri

Tiyatro Stüdyosu Sanat Yünetmeni
Ahmet Levendoğlu

Jean Genet
BALKON - 1998
(Le Balcon)


oyun, 2 bölüm

..."Çıkış noktam İspanya idi, Franco'nın İspanya'sı; kendi kendini iğdiş eden devrimci ise yenilgiyi kabullenen Cumhuriyetçilerin tümüdür. Sonraları oyunum kendi yoluna gitti, İspanya kendi yoluna." Oyunda İspanya'ya yapılan göndermelerin ilki, birinci tablo dekorunun betimlenmesinde yer alan dev boyutlu İspanyol haçıdır. Polis Şefi, Franco'nun bir eğretilemesi olarak düşünülebilir; Roger devrimcileri simgeler, Chantal ise ömrü çok kısa süren Cumhuriyeti; İrma ise İspanya'nın ta kendisidir. (...)

Piskopos'un kendisini seyrettiği ayna ile Yargıç'ın Cellat'ın gücünde yansıması, Balkon oyununun iki felsefi temasını özetler. Piskopos'un düşüncesine göre, insanlar "oldukları" ya da "yaptıkları" ile varolurlar.




"Olduklarını" aynalar yansıtır ve mozaik parçaları gibi, binlerce görüntüden oluşan bir yansıma egoyu oluşturur. Aynanın antisosyal narsisizminin karşısında ise, toplumsal rollerin kaçınılmaz karşıtlığı yer alır. Varolmak, bu karşıtlığın bir başkasınca algılanmasıdır. Polis Şefi, Roger'ın kendisini oynamasıyla varolurken; Polis Şefi rolünü yaratansa, ona övgüler düzen Köle'dir. Övgülerle yüceltebileceği bir kahraman yoksa, köle de yoktur; buna karşılık, kahramanlıklarını yüceltecek bir kölenin yokluğunda, kahraman da yok olur. Varoluşu sağlayan, karşıtlık ile taklittir. Sahiciliği sağlayabilmek için benzerlik kadar karşıtlık da gereklidir.

...Ne idüğü belirsiz bir ayaklanmanın sürüp gittiği "dışarısı" da İrma'nın kerhanesinin salonlarından biri midir yoksa? (...) Başkaldıranlar, bir yandan savaşırken, bir yandan da kendilerini seyrederler. (...) Genet, Roger'ın ağzından "Bir simgeyle savaşmak için, simgeye dönüştü Chantal." derken, başkaldırının yenilgisinin temel nedenini de açıklar: Devrim'in başarısızlığa uğramasının nedeni, karşıdakilerin silahlarıyla savaşmaya kalkışmaktır. (...) Polis Şefi'nin suretine bürünmeye özenen ilk kişinin "devrimci" Roger olması da bir rastlantı değildir elbette: Önderleri iktidar sahiplerine özenen bir devrimin yarı yolda kalmasından kaçınılamaz.

Balkon oyununun konusu, Balkon'un ta kendisidir. Genet bu oyunla tiyatro sanatı üzerinde de düşünür. Oyuncu kimdir, nedir? Yönetmenin işlevi nedir? Tiyatronun konumu nedir? (...) Genet "geliştikçe çözülen" bir yapıt yaratmak amacındaydı. Taş şeklinde bir taş yontmak. (...) Taş şeklinde bir taş heykeli yontmak, susmakla olduğu kadar, heykellerin heykelini yontmakla da eşdeğerdir. (...) Taşın kendisinden başka hiçbir biçim -yani yontulmamışlık- bu bütünlüğü anlatamaz. Sanatın hedefi, kendi kaynağı, yani hiçliktir.
Balkon
Balkon
Balkon
Balkon
Balkon
Balkon
Copyright ã 2008 Mevzuhal.Com
designed by NihaN